İstanbul'un siyah-beyaz kalbinde sabır artık bir erdem değil, ortada tükenmiş bir kredi var. Beşiktaş için bir sezon daha, "Bekleyelim, görelim" diyerek geçti ve geriye kalan tek şey, ağır bir hayal kırıklığı oldu. Göreve gelişiyle birlikte tribünlerin büyük desteğini alan Sergen Yalçın, yalnızca bir teknik direktör değil; aynı zamanda yönetim ile taraftar arasında kurulmuş bir köprüydü.

Serdal Adalı yönetimi açısından da bu tercih, baskıyı dengelemenin yolu olarak görüldü. Nitekim ilk günlerde bu denge sağlandı; ancak sahadaki gerçekler, romantik hikâyelerin önüne geçmekte gecikmedi. Sezon boyunca sabır vurgusu yapıldı.

Transferler eleştirildi, scout ekibi sorgulandı. Devre ara sında ciddi bir harcama yapıldı ama tablo değiş medi. Lig yarışından kopan bir takım, kupaya sarıldı; fakat ohedef de ellerden kayıp gitti.

"Lig önemli değil, kupa önemli" söylemi, defalarca tekrarlandı. Sonuç?Elde hiçbir şey yok.

Gelinen noktada Beşiktaş, ne sahada ne de yönetimsel anlamda umut ışığı verebiliyor. Taraftar ise belki de en büyük mağdur. Yıllardır sabreden, her şeye rağmen takımının peşinden giden okitle, artık sadece sonuç değil, bir yön görmek istiyor.

Gerçek şu ki; bu sezon hem teknik ekip hem de yönetim sınıfta kaldı. Futbolda başarısızlık olabilir, bu oyunun doğasında var. Ancak aynı hataları tekrarlamak, plansızlık ve yönsüzlük kabul edilebilir değil.

"Üç ihtimalli maç" söylemleriyle açıklanamayacak kadar derin bir kalite sorunu var takımda. Öte yandan rakipler hız kesmiyor. G.

Saray zirveden inmezken, Fenerbahçe olası bir seçim sürecinin ardından güçlü bir kadro kurmanın hazırlığında. Bu tabloda Beşiktaş'ın günü kurtaran hamlelerle yarışa tutunması mümkün görünmüyor. Peki çözüm ne?

Öncelikle gerçeklerle yüzleşmek. Bu kadronun kalite problemi büyük ve kısa vadede mucize beklemek, yeni hayal kırıklıklarının kapısını aralar. Kulübün mali yapısı ortadayken, plansız harcamalarla ilerlemek sürdürülebilir değil.

Beşiktaş'ın yapması gereken; net bir yol haritası çizmek ve en az 2-3 yıllık bir yeniden yapılanma sürecine girmek. Belki de en önemlisi, doğru futbol aklını bulmak. Disiplinli, sistem odaklı ve uzun vadeli proje üretebilecek bir teknik direktör tercihi şart.

Popüler isimler ya da duygusal kararlar değil; kulübü yeniden ayağa kaldıracak bir futbol organizasyonu gerekiyor. Çünkü Beşiktaş taraftarı artık masal dinlemek istemiyor. O, sahada ne oynadığını bilen ve umut veren bir takım görmek istiyor.

Sabır hâlâ bir seçenek olabilir ama bu kez karşılığında gerçek bir plan, gerçek bir değişim ve en önemlisi gerçek bir umut görmek şart. Bu arada bir cümle de şunu yazmam gerekiyor. ..

Hakemler Beşiktaş'ıhem ligde hem de kupada imha ettiler zaman zaman. Bunlara da yönetim'Dur' deyip masaya yumruğunu tam vuramadı.

⚽ Maçların tamamını Resmi kanallardan izlemek için tıklayınız ⚽