YENİ BAŞLIK: Kırık Bir Sistem: Fenerbahçe'nin Derdi Ne?YENİ Kuşkusuz ki, Fenerbahçe'nin Karagümrük karşısında sergilediği zayıf performans, takımın ağır bedel ödemesine yol açtı. Evet, mağlup olabilirsiniz, ancak bu sürecin takım üzerindeki utancı da beraberinde getirebiliyor.

Üstüne bir de eldeki yenizlik unvanını kaybetme durumu var, daha ne denilebilir ki?Asıl odaklanılması gereken konu, takımın hedeflenen yatırımlarını dengeli bir transfere aktarmaktan çok bir ekip ruhu oluşturmaya yönelik olmasıdır. Fenerbahçe'nin yıllardır devam eden ana meselesi, yöneticilerin yanıltıcı açıklamaları ve bu durumun kulüpte kök salmasıdır.

Takımın futbol oyunundan geriye neredeyse hiçbir şey kalmazken, şikayetler çoğunlukla hakemler ve dış etmenler üzerine yoğunlaşıyor. Bu tür bir "kırık sistem" Fenerbahçe'nin dokusunda yer edindi ve kendi içinde bir yapısallığa büründü. Peki ya ne demek istiyoruz, hemen açıklayalım.

Milyonlarca lira alıp futbolcuların ruh hallerini dibe çeken bir transfer politikası, her şekilde eleştirilebilir durumda. Unutmayın ki, "gizlenen hastalıkların sonu ne yazık ki belirsizdir!" Yani bir şeyleri kaybedersen, sahada koşmadan geri kazanamazsın!Sakat oyuncuların iyileşmesiyle bir dönüş mümkün olabilir ancak takım ruhunun ayaklanması olmadan bu sezon da hayallerin cenazesini erkenden kaldırmak gerekir.

Bu arada Galatasaray, oldukça keyifli bir hafta sonu geçirdi. Başakşehir karşısında ilk yarıda biraz tereddüt edici olan futbol oyunu, ikinci yarıda bir takım oyununa dönüştü. Kazanma gerçeğini fark eden futbolcular, buldukları mükemmel koşulları beklenen sonuçla değerlendirdiler.

Her ne kadar erken bir şampiyonluk ilanı yapılmasa da, bu sonuçla Galatasaray'ın "yakından takip edilme korkusunu" geride bıraktığını belirtmek yanıltıcı olmayacaktır. Ancak unutmayın ki, lig henüz bitmiş değil. Öte yandan, Osimhen'in attığı gol bir hayli etkileyiciydi, direkte dönen vuruşu ise gol kadar güzeldi.

Ancak burada unutulmaması gereken bir şey var; rakip alanda yalnız bırakılan bu adam, takımın en büyük sorunlarından biri. Bu yüzden Başakşehir'ekarşı ilk yarıda Galatasaray'ın performansının iyi bir analiz edilmesi gerekiyor. Unutmadan söyleyelim, zorlu maçlar da hala daha devam ediyor!

Son olarak, Beşiktaş'ın Ankara'da kazanırken futbol adına hiçbir şey sunmadığına değinmeliyiz. Estetik olarak belki de Orkun'un attığı gol bir istisna olabilir, ancak sanki bir okun ulaşılamaz bir yere saplandığı hissi var. Eğer kaleci Ersin'in ikinci yarıdaki kurtarışları olmasaydı, maçın berabere bitmesi hiç te sürpriz olmazdı.

Beşiktaşlı futbolcuların kendilerine hatırlatmaları gereken bir şey var; "bir daha hiçbir rakip bizi böyle bulmasın!" Sonuç olarak, hiç kimse Trabzonspor'un sessizce yükselişi tahmin edemezdi. Ancak iyi oynayan rakibine karşı dahi kazanma kapasitesi gösteren bir duruşla, liderlik için güçlü hayaller peşinde koşmaktalar.

"Beni hafife almayın" diye haykırıyorlar ve gizemli olmanın gücünü kullanıyorlar. Sezonun en özel teknik adamı konumundaki Fatih Tekke'nin bu süreçteki katkıları büyük. Ayrıca, topa doğru yerde buluşmanın kralı Onuachu'nun bir takım için ne kadar önemli olduğunu anlatacak kelime bulmakta zorlanıyoruz.

Öyleyse tek söyleyebileceğimiz şey, "helal olsun!" Bizden büyüğümüz, yöneticilerin ve futbolcuların futbolun sanat yanını temsil etmelerini beklemiyoruz, ancak hakemlerin futboldan çok konuşulduğu bir ülke konumundan çıkmak bizim de hakkımız. Hakemleri daha düzgün bir maç yönetmeye davet ediyoruz. Ancak, yüksek miktarda para harcayıp kayıpların temel sebebini "hakem" olarak gösterenleri de reddediyoruz!

Ne konuştuğunu anlamayan popüler yorumcular ise, işlerine gelmeyeni görmek istemeyen ağaların sözde ahlak ve cesaret dersleri veriyorlar. Yıllarca bitirimlerin korku tünellerinden geçenler için adaletin parlak güneşi mi doğdu?Buna pek de inanmıyoruz!

⚽ Maçların tamamını Resmi kanallardan izlemek için tıklayınız ⚽